KEKOVA TARİHİ

Her bir yeri bir birinden güzel cennet vatanımızın nadide köşelerinden biridir Kekova. Sadece Antalya’nın değil, tüm Akdeniz dünyasının en temiz denizine sahip olan Kekova ve çevresi bu temizliğini tartışmasız koruma altına alınmış olmasına borçludur. Antalya Kaş’ın doğusunda Ulu burun’dan başlayan ve Kekova burnunun doğusunda, Kale (Demre) ovasında biten çok girintili bir kıyı boyunca uzanan adalardan oluşur. Kıyıdan itibaren hemen yükselmeye başlayan eğimli araziler, düzlüklerden sonra dik yamaçlarla aniden yükselerek 550 m’yi aşan dağlara ulaşır. Kara ulaşım imkanlarının kısıtlı olduğu bölge kıyılarına denizden ulaşım teknelerle sağlanmaktadır.Buda bölgenin bakir kalmasına yardımcı olmuştur.

Buranın antik Simena kenti olduğu tahmin edilmektedir. Ayrıca çok sayıda batık kent vardır. Kekova Adasının iç yakasındaki yer (Tersane), çok eski bir tekne yapım yeridir. Kıyı bölgelerinin tamamında 1. derece arkeolojik ve doğal sit alanlarının yer aldığı bölge, korunaklı koyları ve doğal tarihi güzelliklerinin sağladığı imkanlarla yat turizmine oldukça elverişlidir.
Doğa ve tarihin bütünleştiği bir dünya cenneti olan Kekova olağanüstü güzellikleri bünyesinde barındırmaktadır. Mavi yolculuk yapanların kolayca ulaşıp gezebildiği ve yatlarını emin bir şekilde demirleyebildiği bir yer olan Kekova tarihle iç içe inanılmaz güzellikler sergiler. Kaş’tan sonra Ulu burun geçilerek Kekova’ya doğru yol alındığında önce Sıcak Yarımadası ile karşılaşılır. Sıcak İskelesinde Aperlai antik kenti yarımadanın ucunda Toprak ada ve Kara ada yer alır. Bundan sonra Kekova Adası uzanmaktadır. Bu adadan dolayı tüm bölge Kekova adıyla anılmaktadır. Kekova Adası 8. yy civarında gerçekleşen depremlerle biraz suya batmış bu nedenle buraya batık şehir denilmiştir. Kekova Adası’nın karşısında Kaleköy ve biraz ileride de yatlar için sakin bir koy olan Üçağız Köyü bulunmaktadır.

KEKOVA ULAŞIM
Fenike – Kaş karayolundan Kekova levhasının bulunduğu yola sapıldığında 19 km sonra bir doğa harikası olan Üçağız’a ulaşılır. Çevreli’den Kapaklı’ya doğru gidilirse 4 km sonra İnişdibi denilen yere gelinir. Bu alanın doğusunda yani deniz tarafında 10 dakikalık bir yürüyüş yapılırsa ilginç yapılarıyla ünlü Istlada antik kentini de görme şansına sahip olabilirsiniz. Buradaki şehirler küçük olduğundan birkaçı birleşerek Lykia Birliği içinde temsil edilmekteydiler. Örneğin; Aperlai Simena Apollonia ve İsinda bu birlik içinde temsil ediliyordu. Çevreli’den 2 km sonra yol bizi bir yeryüzü cenneti olan Kekova’ya ulaştırır. Bu yol Üçağız’da bitmektedir. Ancak buradan teknelerle Kaleköy’deki Simena Batık şehir Sıcak İskelesi’ndeki Aperlia görülebilir.
GEZİLECEK YERLER
Kekova bölgesinde görülecek yerler üçe ayrılabilir. Bunlar batık şehir, Simena Kalesi(Kaleköy) ve yüzme molası verilen koylardır.ve doğu tarafata korsan mağrası ve gökkaya koyu batı tarafta is koca karı koyu ve kanyon bölgesi.Diğer koylar ise yine de yüzüp serinleyemeceğiniz güzel koylardır.

BATIK KENT İZLENİMLERİ: Kekova adasına giden tüm tekne turları batık kentin yakınından ve üstünden yavaş bir şekilde seyrederek buraları görmenizi sağlarlar. Özellikle bu yöreye özgü bir biçimde çoğu teknenin altında denizin dibini görebileceğiniz cam bölümler bulunmaktadır. Ancak bu bölgede tarihi eserlerin korunması adına durmak yasaklanmış olduğu için tur en fazla 10 dk sürmektedir.
SİMENA KALESİ VE KALEKÖY: Kekova turuna çıkan teknelerin uğrak yeri olan Simena Kalesi de, gerek ilgi çekebilecek tarihi güzellikleri gerekse de doğal manzaraları sebebi ile uğramadan geçilmemesi gereken yerlerden biridir. Tüm bölgeye hakim bir noktada Kale Likyalılar tarafından inşa edilmiş olup bir dönem Perslerin eline oradan Romalılara ve en son Osmanlı’lara kadar gelmiştir. Kalenin içinde dünyanın en küçük anfi tiyatrosu bulunmaktadır. Üstelik üzerinde bulunduğu adanın sahilinden kaleye girene kadar harika bir yoldan yürüyor ve Likyalılardan kalma kaya mezarlarının arasından 500 metreyi yürüyerek geçiyorsunuz. Fotoğraf çekmeyi ve tatillerini görüntülemeyi sevenler buraya mutlaka kamera ve fotoğraf makinelerini getirmeliler.
Buradaki tekne turlarında yarıya kadar suya batmış tarihi yerleşimlerin kalıntılarını, üzerinde keçilerden başka sakini bulunmayan küçücük adaları, kayalara oyulmuş hücreleri, denizin ortasındaki Likya lahitini ve harika bir günbatımını görebilirsiniz. Yürüyüşten hoşlananlar ise Üçağız köyünden Kaleköy’e kadar 2.5 saat süren orman yürüyüşü yapabilirler. Kekova’ya kadar gitmişken tarihi Myra kentini görmeden geri dönmemek gerek. Buraya birkaç kilometre uzaklıkta bulunan Myra’nın özellikle amfi tiyatrosu görmeye değer. Kaş – Üçağız arası 34 km uzaklıkta. Buradan Kaleköy’e motorla 20 dakikada gidebilirsiniz.

- See more at: http://www.lionsrelife.com/gezirehberi/batik-kent-kekova-simena/#sthash.V4hTSrx4.dpuf